AVRUPA KÜLTÜR TURLARI
Özbekistan & Karakalpakistan

İpek Yolu boyunca sıralanan ülkelerde yaşayan halkların çok eskilere dayanan kültürleri ve inançları zengin bir mozaik oluşturmakta. İpek Yolu sadece tüccarların değil, aynı zamanda orduların, göçlerin dolayısıyla da ideolojilerin, dinlerin, bilgelerin ve kültürlerin de yolu olmuştur. İpek Yolu güzergahını takip ederek Orta Asya tarihinin en güzel kültür miraslarını günümüze taşıyan ata diyarı Özbekistan'da efsanevi şehirleri keşfedeceğiz: Kızılkum Çölü; Karakalpakistan'da çölün ortasında avangard sanatı; çölde bir mücevher Hiva; sanki kumların arasından yeryüzüne fışkıran, eski dinsel merkez vaha-şehir Buhara; Timur'un ve torunu Uluğ Bey'in muhteşem başkenti Semerkant; Türkistan'ın metropolü Taşkent…
Özbek ata sözü der ki: "Evrende iki büyük yol vardır, gökyüzünde Samanyolu, yeryüzünde İpek Yolu"… Bu seyahatte, Orta Asya'dan geçen İpek Yolu'nun büyük bir kısmını katederek, üzerindeki masal tadında şehirleri, buralarda yaşayan toplulukların kültürlerini ve bu topraklardan geçmiş büyük imparatorlukların izlerini keşfetme fırsatı...
TURUN ÖZELLİKLERİ
- Orta Asya'nın bu bölgelerini ziyaret etmek için en iyi mevsimler, havanın daha ılık olduğu ilkbahar ve sonbahardır;
- Çok az gezginin gidebildiği, İgor Savitsky'nin Rus Avangard Resim Koleksiyonunu içeren Karakalpakistan, Nukus Müzesi gezisi;
-
Dünya Mirası Listesi'nde yer alan, buram buram tarih kokan birbirinden görkemli yapılarıyla Hiva, Buhara ve Semerkant gezileri; - Konaklamalar, biri hariç dört yıldızlı otellerde;
- Buhara'daki tarihi bir medresede folklorik gösteri;
- Semerkant'ta Tarihî Kıyafetler Tiyatrosu'nda gösterisi;
- Semerkant'ta Özbek klasik müziği konseri;
- Türkçe yerel rehberlik hizmeti;
- Yemeklerde, Türk damak zevkine çok yakın olan Özbek mutfağının farklı lezzetlerinin tadımı.
Başlangıç Günü
27 Eylül Cumartesi günü saat 22:00'den itibaren İstanbul Havalimanı'nda Türk Hava Yolları'nın kontuarında uçağa kayıt işlemlerinizi yapabilirsiniz.
28 Eylül 2025 Pazar Istanbul - Taşkent
Türk Hava Yolları'nın TK368 no.lu uçuşu ile saat 01:10'da hareketle 07:40'ta Özbekistan'ın başkenti Taşkent'e varış. Karşılamadan sonra, şehir merkezine transfer. Bir otelde kahvaltının ardından, başkentin keşfi için hareket. İpek Yolu güzergahı üzerinde önemli bir ticaret durağı olmasına rağmen Taşkent görkemli şehirler Buhara, Semerkant ve Hiva'ya göre daha mütevazı bir geçmişe sahip. Şehir, Arapların, Samanilerin, Karahanlılar ve Moğol asıllı Hıtaylarının egemenliğine girdi. Timur zamanında, XIV. yüzyılda bir bilim, sanat ve ticaret merkezi olarak en parıltılı dönemini yaşadı. XVI. yüzyılın ikinci yarısında Buhara Hanlığı tarafından ele geçirilen şehir, XVII - XVIII. yüzyıllarda Kazak ve Kalmuklar'ın denetimine geçmiş ve 1809 yılında Hokand Hanlığı topraklarına katılmış. Hokand Hanlığı'nın zayıflaması ile de, 1865 yılında Rus Çarlığı'nın eline geçti ve 1917 Devrimi'ninden sonra Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin bir parçası oldu. 1930 yılında Özbekistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin başkenti konumuna yükseldi. 1966 yılında yaşanan yıkıcı depremin ardından kent, büyük ölçüde yeniden inşa edilmiş. Geniş yolları, yeşil alanları, düzenli yerleşimi, sağlam altyapısı ile kent, Sovyet şehir planlamacılığının en önemli örneklerinden biridir. Taşkent, 1991'den beri de bağımsız Özbekistan Cumhuriyeti'nin başkenttir. Şehir birbirinden farklı iki kısımdan meydana gelir. Bunlardan birincisi dar sokaklı, kerpiç alçak evlerden oluşan eski şehir; diğeri modern cadde ve binaların, Çirçik suyundan ayrılan kanalların çevresindeki yeşil alanlarıyla dikkati çeken yeni Taşkent'tir. Şehir turu esnasında, XIX. yüzyıl sanat eserlerinin görülebileceği Uygulamalı Sanatlar Müzesi'ni ziyaret. Yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından, Taşkent'in kutsal kalbi Hast İmam (Hazreti İmam) Meydanı gezisi: XVI. yüzyılda Şeybaniler zamanında Taşkent'i yöneten Timur'un torunları tarafından inşa edilmiş Barak Han Medresesi; baş Cuma Cami olarak kullanılan Tila Şeyh Camii. Cami'nin kütüphanesinde Irak seferinden dönen Timur tarafından Semerkant'a getirilen, Halife Osman'ın VII. yüzyıldan kalma orijinal Kur'an-ı Kerim'i sergilenmekte... Gezilerin ardından, otelimize transfer ve yerleşme. Öğle yemeği geziler sırasında yerel bir lokantada. Akşam yemeği ve geceleme otelde.29 Eylül 2025 Pazartesi Taşkent - Semerkant
Sabah, tren istasyonuna transfer ve saat 08:30'da Afrosiyab hızlı treni ile hareketle, saat 10:30'da Zeravşan Irmağı vadisinde bulunan Özbekistan'ın ikinci büyük şehri Semerkant'a varış. Semerkant tarihî kenti dünya kültürlerin kavşağı ve buluşma noktasıdır. Antik Efrasiyab olarak M.Ö. VII. yüzyılda kurulan Semerkant, XIV.-XV yüzyıllar arasında ki Timurlu döneminde nakış gibi işlenmiş, görkemli binalarla donatılarak altın çağını yaşamış. Savaşçı ve sert kişiliğiyle hızla yükselen Timur, Barlas aşiretinin lideri oldu. Gençken bir savaşta yaralanan Timur'un ayağı aksak olmuştu. Bu yüzden düşmanları Timur "Lenk" (Aksak Timur) lakabını taktı. Soylu bir aileden gelmediği için Han olamayan Timur'a Amir denmiş. Timur gerçekten büyük bir stratejist ve muzaffer bir komutan idi fakat imparatorluğunu kurarken acımasız ve gaddar olduğu için çok kan döktü. Ancak fethettiği şehirlerden çok sayıda bilim adamı, mimarı ve sanatçıyı başkenti Semerkant'a getirdi ve yağmalarla ele geçirdiği büyük servetle zamanın en görkemli şehrini ve bilim merkezini yarattı. Büyük torunu Uluğ Bey ise, imparatorluğun bu altın çağına ilim ve irfan kattı.
İki gün boyunca
30 Eylül 2025 Salı Semerkant
Kahvaltının ardından, 01 Ekim 2025 Çarşamba Semerkant - Buhara
Kahvaltının ardından, tren istasyonuna transfer ve saat 10:30'da Afrosiyab hızlı treni ile hareketle, saat 12:30'da Kagan istasyonuna varış. Buhara Tren İstasyonu'nun tarihi, Orta Asya'da Trans-Hazar demiryolunun inşa edildiği XIX. yüzyılın başlarına kadar uzanıyor. 1888 yılında demiryolu Buhara'nın yakınlarındaki bugünkü Kagan denilen yerden geçiyordu. 1920'li yıllarda Buhara Demiryolları, eski Buhara Emirliği'nde devrim ve Sovyet iktidarının kurulması sırasında önemli bir rol oynadı. Rusya İmparatorluğu yeni toprakları modern ticaret yollarıyla imparatorluğun merkezine daha hızlı bağlamaya çalıştığından, en mükemmel çözüm demiryollarının inşasıydı. 1922 yılında Kagan'daki tren istasyonunun adı Buhara I olarak değiştirildi ve Buhara şehrindeki terminal istasyonu da Buhara II olarak adlandırıldı. Buhara II istasyonu yalnızca yük taşımacılığı için kullanılmaktadır. Kagan'dan İpek Yolu güney güzergâhı üzerinde bulunan, uçsuz bucaksız Kızılkum Çölü'nün zorlu koşullarını geçen kervanların umutla beklediği, çölün güney ucundaki Zerefşan ırmağının aşağı havzasındaki yemyeşil büyük vaha ve kutsal şehir Buhara'ya transfer. Yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından, Buhara şehrinin keşfi için hareket. Orta Asya'nın en eski şehirlerinden biri olan Buhara, göz kamaştırıcı cami, medrese ve türbeleriyle, bölgenin geçmişine büyüleyici bir pencere açıyor. Orta Asya'daki pişmiş tuğladan yapılmış ilk mimari yapı İsmail Samani Türbesi; Harezm mimarisinin izlerini taşıyan XIV. yüzyıl sonundan kalma Çeşme-i Eyyûb Türbesi; benzersiz süslemeleriyle Bolo Havuz Camii; 1920 yılına kadar Buhara Hükümdarların ikamet ettikleri saray Ark Kalesi (İç Kale); Buhara'nın ruhani atmosferinin en fazla hissedildiği yer Poyi Kalo Meydanı gezilerinin ardından şehir merkezindeki otelimize yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.02 Ekim 2025 Perşembe Buhara
Buhara, Sogdiana ve Maveraünnehir bölgeleri üzerinde iz bırakan tüm etkileri yaşamış. Sasaniler tarafından zulüm görmüş ve buraya sığınan Hıristiyanlar, Nasturiler, Budistler ve Manişeistlerle şehir önemli bir entelektüel ve din merkezi olmuş. İslâmın fethinden sonra, IX. yüzyılın ortasından X. yüzyılın sonuna kadar Samanîlerin başkenti olan Buhara, Fars şiirinin babası Ebu Abdullah Cafer Bin Muhammed Rudeki ve Buhara'nın saray kütüphanesinde okuyan ve Batı'da Avicenna adıyla tanınan en büyük İslam bilginlerinden olan filozof ve hekim Ebu Ali İbn Sina gibi prestijli şair ve âlimlere ev sahipliği yaptı. Uğradığı birçok istila şehri âdeta bir mimarlık müzesine dönüştürdü: 709 yılında Araplar; IX. yüzyıldan XIII. yüzyıla kadar yaşayan, Türk tarihinin Orta Asya'daki temsilcisi olan ve İslamiyeti kabul ederek ilk Müslüman Türk Devleti olan Karahanlılar; 1220 yılında Cengiz Han'ın orduları; 1370 yılında, Tatarlar orduları ile devletin sınırlarını Hindistan'dan Anadolu'ya kadar genişletmiş olan Timur… Buhara, Samanîler ve Karahanlılar zamanında ilk altın çağını yaşamış. Özbek Şeybaniler 1506 yılında Buhara'yı ele geçirdikten ve 1561'de yönetim imparatorluğunun merkezini yaptıktan sonra şehir, Buhara Hanlığı olarak anıldı. XVI. Yüzyılda ise, inşa edilen yeni ticaret merkezleri, kapalı çarşılar, kervansaraylar ve orta Asya'da sanatlarını zirveye taşıyan minyatür ressamları ile Buhara ikinci altın çağını yaşamış. Cengiz Han soyundan olmayan Mangitler 1747'de Buhara'yı işgal ederler. 1785 yılında Buhara Emirliği ilan edilir. Buhara, bir zamanlar barındırdığı 300 caminin bir kısmı artık yok olsa bile, geçmişinin tüm cazibesini koruyabilmiş geleneksel bir şehirdir.
Sabah,
Buhara İpek Yolu üzerindeki şehirlerin bugün de en mistik havaya sahip olanı. "Eğer bir iyilik tohumu dikilirse, yedi yılda büyür ve yedi yüz iyiliğe vesile olur" sözünü söyleyen Bahauddin Nakşibendii Buhara'da yaşamış. Bir zamanlar gayrimüslimlerin içeri alınmadığı için hep gizemli bir kent olarak kalmış. Demiryolunun gelişine kadar "yasak şehir" diye anılmaktaydı. Öğle yemeğinin ardından, Buhara'nın dışında yer alan önemli tarihî eserleri gezmek üzere yola çıkış: Orta-Asya'da İslam dininin kökleşmesinde büyük rol oynayan sufi din adamı Bahauddin Nakşibendi Küllyesi ve türbesi (kutsal edilen kompleks hala bir hac yeri olarak kullanılmakta); doğu ve Rus Mimarisi'nin izlerini taşıyan göz alıcı son Buhara Emiri'nin Yazlık Sarayı olan zarif "Sitora-i-Mokhi-Khosa" gezileri. Eski bir medresede folklorik gösteriler izlemesinden sonra yerel bir restoranda akşam yemeği. Geceleme otelde.
03 Ekim 2025 Cuma Buhara - Hiva
Kahvaltının ardından, Karakum çolünden geçerek Harezm Bölgesi'ndeki masalsı vaha şehir Hiva'ya doğru yolculuk. Öğle yemeği yolda yerel bir restoranda.
Buhara şehrinden 450 km uzaklıkta bulunan Hiva (Hive) coğrafi konumundan ve kültürel değerlerinden dolayı ülkenin diğer şehirlerine göre kendine has mimariye ve oldukça farklı bir havaya sahip. Hiva, önemli bir su kaynağına sahip olduğu için İpek Yolu'nda vazgeçilmez bir etap oluşturmuş. Ahamenid İmparatorluğu'nun bir parçası olan Harezm'de İslam dini şehir, M.S. VII. yüzyılda Arapların eline geçince yayılmaya başlar. XI.-XIII. Yüzyıllar arasında Gazneliler ve Selçuklular zamanında çeşitli Türk boylarının Harezm'e gelip yerleşmeleri bölgenin Türkleşmesini sağlar. 1097 yılında Kutbeddin Muhammed'in, Sultan Sencer tarafından "Harezmşah" olarak Harezm valiliği görevine atanmasıyla, bölgede Harezmşahlar sülalesinin başladığı kabul edilir. XVI. yüzyılda Hiva Hanlığı'nın oluşmasıyla da bölgedeki hâkimiyet el değişir. Harezmşahlar ve Hiva Hanlığı dönemleri yeni başkent statüsüne kavuşan Hiva'nın altın çağını oluşturur. Rus saldırılarını geri püskürten Hive Hanlığı en sonunda 1873'te yenilerek Rusya'nın egemenliği altına girer. Bolşevik Devrimi'nden sonra diğer hanlıklarla birlikte Hiva Hanlığı da kaldırılarak yerine Harezm Sovyet Halk Cumhuriyeti kurulur ve Hiva şehride bu Cumhuriyetin merkezi yapılır. 1924'te Özbek Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ne bağlanmasıyla politik önemini kaybeder. Hiva'ya varışı takiben tarihî şehir merkezindeki otelimize yerleşme. Ardından, "gökyüzü altındaki açık hava müzesi" olarak nitelendirilen, ziyaretçilere görsel bir şölen sunan, labirenti andıran yapısıyla çok sıra dışı bir yer olan tarihî şehrin ilk izlenimleri için bir gezinti. Akşam yemeği ve geceleme otelde.
04 Ekim 2025 Cumartesi Hiva
Binlerce yıllık geleneklerini hala koruyan insanların yaşadığı çölün kapısı Hiva şehri İpek Yolu üzerindeki en önemli duraklardan birisidir. Buradaki aileler eski geleneklerini yüzyıllardır sürdürüyor. Geçmişteki Zerdüştlük dininin çok önemli bir filozofisi olan ekmek yapımı bile hala eski yöntemlerle yapılıyor. Zerdüştlüğün etkilerini Hiva'daki binaların üzerinde görebilirsiniz. Cami ve medreselerde bile farklı dinlere ait motiflere rastlayabilirsiniz. Söz konusu izler, İpek Yolu üzerindeki bu şehrin dinlerin, kültürlerin, filozofilerin kesişme noktası olduğunun bir kanıtıdır.
Gün boyunca, İpek Yolu üzerindeki en önemli duraklardan birisi olan Hiva'daki
05 Ekim 2025 Pazar Hiva - Karakalpakistan/Mizdahkan - Nukus - Taşkent
Sabah, seyahatin en kuzey noktası olan, kadim Harezm toprakları üzerinde kurulmuş ve Özbekistan topraklarının üçte birini oluşturan Karakalpakistan cumhuriyetinin siyasi, iktisadi ve kültürel merkezi Nukus'a hareket. Özbekistan ve Türkmenistan sınırları içinde kalan, Ceyhun (Amu Derya) Nehri'nin döküldüğü Aral Gölü'nün güneyinde, Kızılkum ve Karakum çöllerinin arasında uzanan Harezm Bölgesi'nde yolculuk. İpek Yolu'nun kalbi Özbekistan'a bağlı özerk bir bölge olan Karakalpakistan'ın başkenti Nukus'a varışta yerel bir restoranda öğle yemeği. Öğleden sonra ise, Özbekistan'ın sanat hazinesi Karakalpakistan Ulusal Müzesi ziyareti için hareket. Bir kazı ekibiyle Karakalpakistan'a gelen İgor Savitsky adında Ukraynalı bir arkeolog, ressam ve koleksyoncu, 1957'de Nukus'a yerleşir. Özbek ve Karakalpak sanatçılarının yanı sıra Sovyet yönetiminin sürgüne gönderdiği avangard sanatçılarının resimlerini ve diğer eserlerini toplar. Sovyet Döneminde yasaklanan Özbekistan'a bağlı Özerk Cumhuriyet Karakalpakistan'ın sanat koleksiyonu Nukus'taki müzede korunuyor. Günümüzde, Savitsky'nin adını taşıyan Karakalpakistan Devlet Arkeoloji, Etnografya ve Sanat Müzesi, St. Petersburg'dan sonra en büyük Rus Avangard koleksyonunu barındırmakta. Bu son derece farklı ve etkileyici müze ziyaretinden sonra, Gyaur-Kala kalesinin kalıntılarının yanında bulunan Karakalpakstan'ın en eski hac yerlerinden biri olan Mizdakhan (Mazdakhan) nekropolü gezisi. Birçok tarihçi Harezm'i, Hıristiyanlık ve İslam'dan çok daha önce ortaya çıkan Zerdüştlüğün (Mazdaizm) anavatanı olarak kabul etmekteler. Antik nekropolde, Zerdüşt (Mazdaizm ve Zerdüştlük) ve İslam gelenekleri iç içe geçmiştir. Mizdahkan antik kenti üç büyük istilayla karşı karşıya kaldı. VIII. yüzyılda Araplar, bölgedeki mevcut din olan Zerdüştlüğü yok etmek ve İslam'ı kurmak amacıyla bölgeyi işgal edip kaleyi ele geçirdiler. Mizdahkan'ın ikinci büyük yağmalanması, Cengiz Han'ın şehri 1221'de işgal etmesi oldu. Üçüncü ve son saldırı 1388'de Timur tarafından gerçekleştirildi ve mezar yerleri dışında her şeyi yok etti. Mizdahkan, yaşayanlar için bir şehir olmaktan çıktı ama ölüler için bugüne dek bir şehir olarak büyümeye devam etti. Efsaneye göre Adem'in mezarı Mizdakhan'da yer almakta olup bu nekropolün kutsal bir yere dönüştürülmesine katkıda bulunmuştur. Bilim adamları, Adem'in Mizdakhan'daki mezarının, Zerdüştlük'te Bilgelik ve Güneş Tanrısı Ahura-Mazda tarafından yaratılan ilk insan olan Gayomard'ın (Gayamaretan) bir mezar yeri olduğunu varsayıyorlar. Akşamüstü Nukus'a dönerek gezinti: Karakalpak şair Berdakh'ın heykeli, belediye binası ve tiyatro göreceğiniz yerler arasında. Etnik olarak Karakalpaklar VI. yüzyılda Oğuz, Kıpçak ve Peçenek gibi Türk boylarının karışması sonucu ortaya çıkmış bir topluluktur. Karakalpak Türkleri'nin %92'si Karakalpak Cumhuriyeti'nde yaşamaktadır. Gezinin ardından, Nukus'a dönüş. Yerel bir restoranda akşam yemeğinin ardından, havaalanına transfer ve Uzbekistan Hava Yolları ile 1 saat 20 dakikalık bir uçuştan sonra Taşkent'e uçuş. Varışta, şehir merkezine transfer ve otele yerleşme. Geceleme otelde.06 Ekim 2025 Pazartesi Taşkent
Sabah otelde dinlenmenin ve yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından, tarihi zenginliklerinin yanı sıra metropol'ün kültürel çeşitliliği, modern binaların dizildiği geniş caddeleri ve Çirçik suyundan ayrılan kanalların çevresindeki yeşil alanlarıyla dikkat çeken Taşkent'in keşfine devam. Başkent Orta Asya'nın en yüksek nüfusuna sahip olmasına rağmen mimari yapısı ve büyük yeşil alanları ile en güzel şehirlerinden biridir. Timurlenk'in etkileyici bronz heykeli ile Amir Timur Meydanı; Sovyet döneminde Lenin Meydanı olarak adlandırılan kentin en güzel havuzlarının yer aldığı Bağımsızlık Meydanı; Ali Şir Nevai (Navoi) Opera ve Bale Tiyatrosu binası ile görkemli Tiyatro Meydanı gezilecek yerler arasında. 1978 yılında hizmete giren ve Orta Asya'nın ilk metrosu olan, her istasyonu farklı mimari biçimlerde yapılmış ayrı bir tarzda dekore edilmiş olan Taşkent metrosunun keşfi. Daha sonra, hala ticarette taşıdığı önemi gözlemleyebileceğiniz Juva Meydanı'ndaki tarihî Chorsu Çarşısı gezisi. Taşkent, hem geleneksel hem de modern pazarlarıyla alışveriş yapmak için harika bir yerdir. Son alışverişleri yapabilmeniz için serbest zaman. Geleneksel bir Özbek restoranında canlı müzik ve eğlence eşliğinde veda yemeğinden sonra geç vakitte, Taşkent Havalimanı'na transfer.07 Ekim 2025 Salı Taşkent - İstanbul
Türk Hava Yolları'nın TK371 no.lu uçuşu ile saat 02:30'da İstanbul'a hareket. Saat 05:45'te İstanbul Havalimanı'na varış.
Taşkent: Hotel Inspira-S 4 *
Tripadvisor'a Git



Semerkant: Orient Star Hotel Semerkant 4 *
Tripadvisor'a Git



Buhara: Minorai Kalon 4 *
Tripadvisor'a Git



Hiva: Orient Star Hotel Hiva 3 * Superior
Tripadvisor'a Git



Nukus: Jipek Joli 3 *
Tripadvisor'a Git



Rezervasyon Şartları:
Talebiniz üzerine tura kaydınız opsiyonlu olarak tutulacak ve münferit olarak, adınıza alımlarını yapacağımız uçak biletlerinizi tedarik ettiğinizde tur rezervasyonunuz kesinlik kazanacaktır. Tur ücretini,* Turun uçak biletleri, talep ve bilet ödemenizi gerçekleştirdiğiniz gün münferit olarak kesilerek size ulaştıralacaktır. Herhangi bir iptal durumunda, biletinizin iadesini doğrudan havayolu şirketinden, onların belirlediği şartlarda talep edebilirsiniz. Ancak, ilerleyen tarihlerde münferit uçak bilet fiyatları değişiklik gösterebileceği için, bilet taleplerinizi öncelikle yapmanız size avantaj sağlayacaktır.
Ücrete dahil olan hizmetlerimiz
- Özbekistan Havayolları ile Nukus/Taşkent uçak bileti (ekonomi sınıfı);
- Semerkant/Taşkent ve Semerkant/Buhara arası Afrosiyab hızlı tren biletleri (ekonomi sınıfı);
- Programda belirtilen otellerde oda+kahvaltı olarak konaklama;
- 1. günden 9. güne kadar 9 akşam yemeği;
- 1. günden 9. güne kadar 9 öğle yemeği;
- Programdaki geziler ve ören yerleri girişleri;
- Tüm bahşişler (yerel rehber ve şoför bahşişi hariç*);
- Türkçe yerel rehberlik hizmetleri;
- Turist vergisi (40 $);
- İptal ve Sağlık içerikli Seyahat Sigorta Paketi*.
Ücrete dahil olmayan hizmetlerimiz
- İstanbul/Taşkent/İstanbul uçak biletleri;
- Programda belirtilmeyen geziler;
- Yerel rehber bahşişi* (Sizin takdirinize bağlı olduğunu düşündüğümüzden dolayı ücrete dahil etmediğimiz yerel rehber bahşişi için bu turda kişi başına/günde 7 $ düşünmek gerekir);
- Her türlü kişisel harcama.
* Dünyanın Renkleri Turizm özel seyahat sigorta paketi tüm seyahat ücretlerine dahil olup, ilk ödemeyi yaptığınız anda size verilen poliçe, Dünyanın Renkleri Seyahatleri'ne katılan yolcuların tamamını kapsar. Poliçenin: