Berlin'den Dresten'e Bir Hafta Sonu

BAŞTAN BAŞA AVRUPA  Son 9+ Kişi
16 Mayıs 2018 - 20 Mayıs 2018
4 Gece / 5 Gün + Uçuşlar + 9 Yemek + Tüm Turlar dahil
THY ile
Katılımcı Sayısı 24 Kişi ile sınırlıdır.
Gezilecek Yerler: Berlin - Postdam - Glienicker Brücke - Zwinger - Kurfürstendamm - Unter der Linden - Alexanderplatz - Arsenal - Brandebourg - Bergama Müzesi - Bode Müzesi - Gemälde Galerie - Postdamer Platz - Dresden - Frauenkirche - Zwinger Sarayı - Grünes Gewölbe
Tur TarihiBoşlukUçak Dahil
(Başlama:İstanbul)
Kişi Başı
Uçak Dahil
(Başlama:İstanbul)
Tek Kişi Farkı
Uçak Dahil
(Başlama:İstanbul)
3. Kişi
16 Mayıs 2018 Çarşamba9+Kişi1235 € (6161TL)230 € (1147TL)N/A
19 Eylül 2018 Çarşamba9+Kişi1235 € (6161TL)230 € (1147TL)N/A
  10 Temmuz 2018'e kadar rezervasyon ve ödemenizi yapın 100 € indirim kazanın1160 €(5787TL)
25 Ekim 2018 Perşembe9+Kişi1235 € (6161TL)230 € (1147TL)N/A
  28 Nisan 2018'e kadar rezervasyon ve ödemenizi yapın 100 € indirim kazanın1135 €(5662TL)
Berlin, diğer Avrupa metropollerine kıyasla genç bir şehir. Bununla birlikte, geçtiğimiz yüzyılda bir efsaneye dönüşmüş. Paris'in sekiz katı kadar geniş bir alana sahip olan bu şehir kayıtsız bırakmayan mimari bir çeşitlilik sunmakta. Sadece birkaç on yıl içinde, Berlin birçok kez yüz değiştirdi: Yirmili yılların kükreyen metropolünden Reich'in geride bıraktığı yıkıntılara, sosyalist başkentten Batı penceresine, 1968'lerin başkaldıran gençlik hareketlerinin ortaya çıkışına kadar uzanan değişik yüzler... Kent ayrıca, Bergama Müzesi, Gemälde Galeri ve Bode Müzesi gibi olağanüstü koleksiyonlarıyla, müzeler açısından da çok zengin. Bu nedenle mükemmel bir kültür ve avant-garde mekanı... Diğer yandan, Saksonya gümüş madenleri ve değerli taş yatakları sayesinde son derece zenginleşir. On sekizinci yüzyılda sanatçıların 'yeni bir Atina' olarak gördüğü Saksonya’nın başkenti Dresden, itibarını 16. yüzyılda Augustus I tarafından başlayarak kalesinin çatı katında oluşturulan sanat koleksiyonlarına ve zemin katındaki 'Yeşil Tonoz' adlı bölümde kuyumcuların biriktirdiği muhteşem hazineye borçludur. On sekizinci yüzyılda seçmenlerin dürtüleri ile Dresden, Avrupa'nın en görkemli şehirlerinden birine dönüşür. Bugün, bu görkemli geçmiş tekrar ortaya çıkmakta ve Dresden'in mimari zenginliklerinin yanında ünlü tarihi Yeşil Tonoz’un koleksiyonları bu seyahati çok özel kılmakta. Son günü geçireceğiniz Goethe'nin 'Küçük Paris' olarak tanımladığı ve J.S. Bach'ın 27 yılını geçirdiği Leipzig’i ise adeta zevkle yediğiniz bir pastanın üzerindeki lezzetli son vişne tanesi gibi düşünebilirsiniz...

TURUN ÖZELLİKLERİ

  • Berlin'den başlayıp Leipzig'de biten bu kısa seyahatte, Almanya'nın Berlin, Dresden ve Leipzig gibi üç önemli kültür merkezini keşfedebileceksiniz;
  • UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Berlin Müzeler Adası, Postdam Sarayı ve Bahçeleri, gezilecek yerler arasında;
  • Dresden'in muhteşen gece siluetini görebilmek için Elbe Nehri’nde tekne ile gece turu;
  • Dresden'de meşhur Grünes Gewölbe (Yeşil Tonoz) Koleksiyonu gezisi;
  • Goethe'nin 'Küçük Paris' olarak tanımladığı Leipzig'in keşfi;
  • Potsdam ve Pillnitz Sarayları'nı görebilme imkanı;
  • Özenle seçilmiş konforlu otellerde konaklama;
  • Her zaman olduğu gibi, tüm yemek ve gezilerin dahil olduğu bir seyahat programı .

1. Günİstanbul - Postdam - Berlin

Türk Hava Yolları ile, Atatürk Havaalanı'ndan saat 07:40 da hareket ederek 09:35 da Berlin, Tegel Havaalanı'na varış. Karşılama ve otobüsle Potsdam’a hareket. Meşhur Casuslar Köprüsü'nde (Glienicker Brücke) bir fotoğraf molası: Bu köprüde ilk değişim 1962 yılında Sovyet casusu Albay Rudolf Abel ile ABD casus uçağı pilotu Francis Gary Powers'in arasında olmuş. Ardından, 1747 senesinde kral Büyük Freidrich tarafından, teraslar halinde uzanan bağların tepesine yaptırılan Sans-Souci (kaygısız) Sarayı ve muhteşem bahçelerinin gezisi. Kral burada felsefe, müzik ve edebiyatla ilgilenmek ve günün birinde sarayın yanında hazırlanmış olan bir anıt mezara gömülmek istiyordu. İki muhteşem salon binanın merkezini oluşturmakta ve doğuda Büyük Freidrich'in özel odaları ve batıda misafir odaları bulunmakta. Bina Rokoko Sanatı'nın en önemli örneklerinden biri olarak kabul edilir. Bahçelerini gezerken Rönesans Sarayları'ndan esinlenen Limonluklar veya Roma Çeşmeleri'nin kopyalarını görebilirsiniz. İngiliz Sarayları'ndan esinlenerek yapılan Yeni Saray'da ise Venedikli Mimar Palladio'nun izlerini görmek mümkün. Öğle yemeğinden sonra Berlin'e dönüş. Bölünmüş Berlin'de Batı diye adlandırılan Kurfürstendamm'dan, Doğu diye adlandırılan Alexanderplatz'a kadar, mimariye meraklı kişilerin, üzerindeki 17.yüzyıl binalarından dolayı Spree Kıyıları'nın Atina'sı diye adlandırdıkları Unter der Linden'den (Ihlamurların altında) geçerek şehir turu: 1933 yılına kadar parlamento binası olarak kullanılan Reichstag’ın çatısından Berlin’i izledikten sonra, üzerindeki dört atlı araba heykeliyle Berlin’in simgelerinden biri olan Brandenburg kapısında bir mola. Pariser Platz’ da bulunan kapının yapımı 18.yy.’a dayanır. Çevresinde, Amerikan ve Fransız Büyükelçilikleri, Berlin Sanat Akademisi, Kennedy Müzesi ve Yahudi Memoriali gibi önemli mekanlar bulunmakta. Daha sonra Arsenal, Opera ve Berlin’in en önemli katedrali ve protestan kilisesi olan Berliner Dom’u görerek Alexander Platz’a varış. Adını Rus Çarı I. Alexander’dan alan meydan, uzun yıllar önce şiddetli olaylara tanıklık etmiş ve burada barış sesleri yankılanmış. Buradaki Belediye Binası’nın tam karşısında yer alan Neptün Çeşmesi, 1891 yılında Roma Tanrısı Neptün’e ithafen yaptırılmış. Roma Çeşmeleri'ni andıran Neptün’ün çevresinde, Almanya’nın dört büyük nehri olan Elbe, Ren, Vistula ve Oder’i temsil eden kadın heykelleri bulunmakta. Burada verilecek son bir moladan sonra otele yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

2. GünBerlin

Tam gün Berlin’in kültürel zenginliklerinin keşfi. Sabah, eski şehirde ve bilhassa Saint-Nicolas Mahallesi'nde biraz dolaştıktan sonra günün gezilerine Unesco Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Müzeler Adası'nda bulunan Bode Müzesi ile başlama. Mimar Ernst von Ihne tarafından tasarlanarak 1906 İmparator Frederich adıyla açılan müzenin adı 1956 da, müzenin gelişmesine çok emeği geçen Berlin Müzesi Prusya Sanat Koleksiyonları genel müdürü Wilhelm von Bode onuruna Bode Müzesi olarak değiştirilmiş. Özellikle binanın mimarisi çok dikkat çekicidir. Koleksiyonundaki Bizans eserleri ile Leonardo da Vinci tarafından yapıldığı iddia edilen Flora isimli büst ve sergilenen tablolar bu ziyaretin öne çıkan sanatsal değerleri olacak. Daha sonra, nehir kıyısından yürüyerek Bergama Müzesi’ne geçiş. Bu müze 1910/30 seneleri arasında inşa edilmiş olup üç ana bölümden oluşmakta: Antik koleksiyon, Orta Doğu ve İslam Sanatı bölümleri. Müzenin en ilginç eserleri Anadolu’dan götürülen Antik Bergama Zeus Altarı ve Milet Pazar Yeri Kapısı'dır (Bergama eserlerinin bulunduğu salon, tadilattan dolayı bir müddet kapalı kalabilir). Müzenin ardından, 1961 senesinde Doğu Almanya tarafından yaptırılan ve toplam uzunluğu 155 km. yi bulan “Berliner Mauner” yani “Berlin Duvarı” ndan, Doğu ile Batı arasındaki tek geçiş noktası olan Checkpoint Charlie’ye kadar kısa bir yürüyüş. Daha sonra öğle yemeği ve Kulturforum’da bulunan Gemälde Galerie’ye giderek, Avrupa resim sanatının en önemli koleksiyonlarından birinin keşfi. Galeride Albrecht Dürer, Hans Holbein, Breughel l'Ancien, Jérôme Bosch, Giotto, Botticelli, Rubens ve Rembrandt’ın eserlerini görebilirsiniz. Gezinin ardından, Berlin Duvarı yıkıldıktan sonra önem kazanarak alışveriş merkezleri, yeni binalar, dükkanlar ve renkli caddeleriyle zengin ve canlı bir görünüme ulaşan, modern Berlin'in simgesi Postdamer Platz'da bir mola ve otele dönüş. Akşam yemeği şehirde, yerel bir restoranda. Geceleme otelde.

3. GünBerlin - Pillnitz - Dresden

Sabah, kanvalltının ardından Pillnitz'e hareket. Varışta, Elbe Nehri'nin kıyısında, Kral August'ün bir mimari çılgınlığı olarak kabul edilen ve 1918 yılına kadar kraliyet ailesinin yazlık ikametgahı olarak nehrin sularında yansıyan Pillnitz Sarayı gezisi. Bu muhteşem yapı, Avrupa mimarisinin Çin mimari tarzından ilk etkilenmesi olarak kabul edilir. Sarayı çevreleyen bahçelerde bir limonluk, bir kamelyalı sera veya bir Hollanda Bahçesi gibi sürpriz dolu çeşitli yapılar görebilirsiniz. Geziden sonra öğle yemeği ve Dresden'e doğru yola devam. Kısa bir yolculuktan sonra Elbe Nehri'nin kıyısındaki başka bir mimari şaheser olan, Saksonya eyaletinin başkenti Dresden şehrine varış ve Rönesans, Barok ve Klasik tarzlardaki muhteşem bina cephelerinin oluşturduğu çekici silüetlerin, nehir üzerindeki köprülerden seyri. Ardından bu görüntüyü en güzel görebileceğiniz Brühl Teras'a çıkarak şehrin dünya çapında ki kültürel ve mimari zenginliklerini doyasıya seyretme. Daha sonra, çan şeklindeki kubbesiyle bir Barok harikası olan Frauenkirche (Kadınlar) Katedrali gezisi: 11. Yüzyılda yapılan bu kilise 18. Yüzyılda yıkılarak yeniden inşa edilmiş. Ünlü org yapımcısı Gottfried Silbermann bu kilisedeki orgu özel olarak imal etmiş ve J.S. Bach bu orgda bir konser vermiş. II. Dünya savaşında tamamen tahrip olan kilise, birleşmeden sonra orijinal planlarına sadık kalınarak yeniden inşa edilmiş. Kilisenin kubbesinden şehrin manzarasını izledikten sonra otele yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

4. GünDresden

Tam gün Dresden turu: Sabah, yürüyerek şehir turuna, ortasında şehri ilk planlayan kişi olduğu için Dresden halkının gurur duyduğu Güçlü Augustus’ün heykeli bulunan Tiyatro Meydanı’ nından başlayarak, defalarca yıkılıp yapılan ve en son 1989 senesinde hizmete açılan Semper Opera Binası’nı görüp, sanatçı Pöppelmann tarafından, 1709 senesinde tören alanının etrafında masalsı bir üslupta planlanan Zwinger Sarayı’nda bulunan Bellotto, Cranach, Rubens, Véronèse ve Raphaël gibi ressamların eserlerini gezerek başlıyoruz. Raphaël’in meşhur Sixtine Madonna’sıda burada sergilenmekte. Bu dev kalenin avlusunda çok güzel bir taç kapı ve birbirinden güzel bahçe, havuz ve çeşmeler görebilirsiniz. Öğle yemeğinin ardından, geziye Residenzschloss (Dresden Kalesi) ile devam. Rönesans Dönemi’nden kalan ve Saksonya’yı yöneten ailenin ikametgahı olarak kullanılan Kale günümüzde müze olarak hizmet vermekte. Burada bulunan Türk Odası’nda, Sakson Dükleri’nin yüzyıllar boyu topladıkları eserleri görebilirsiniz. Yine aynı komplekste bulunan Grünes Gewölbe (Yeşil Tonoz) de yaklaşık 3000 parça eserle, Avrupa hazinelerinin en büyüklerinden birini görebilirsiniz. Buradaki “Jewel Garnitürler” koleksiyonu, Avrupa’nın en büyük mücevher koleksiyonu olup, 49.71 karatlık “Sakson beyazı” ismi verilen yastık şeklindeki elması ve 648 karatlık, Rus Çarı Petro’nun hediye ettiği elması burada görebilirsiniz. Osmanlı döneminden kalma eserlerin toplandığı “Turkishe Kammer” denilen bir oda da bulunmakta. Müze gezisinden sonra, Saksonya Hükümdarları'ndan oluşan Fürstenzug isimli dev bir duvar resmini görüp, otobüsle, renkli sokakları ve masalsı atmosferinde keyifli bir mola vereceğimiz sanatçılar mahallesi Kunsthofpassage’a gidiş. Son akşamın yemeği, Elbe Nehri üzerinde şehrin ışıklarını ve siluetini bir Caneletto tablosu gibi seyredeceğiniz bir tekne turu esnasında. Geceleme otelde.

5. GünLeipzig - İstanbul

Sabah kahvaltının ardından, Leipzig için yola çıkış. Bu şehirde üniversite eğitimini gören Goethe'nin Faust adlı kitabında Küçük Paris olarak tanımladığı, Johann Sebastian Bach'ın doğum yeri olan ve Parthe ile Elster Nehirleri’nin buluştuğu yerde küçük bir balıkçı köyü olarak kurulup ıhlamur ağaçlarının bulunduğu yer diye adlandırılan, sanat şehri Leipzig'e varış. Geçmişte Via Regia ve Via İmperii yollarının kesiştiği noktada olmasından dolayı önemli bir ticaret merkezi olan ve zenginleşen şehir, İkinci Dünya savaşında kısmen tahrip olmasına rağmen, hala Orta Çağ ruhunu korumakta. Yürüyerek şehir turu: Ortasında Rönesans dönemi etkisinde yapılmış Altes Rathaus'in (Belediye Binası) yükseldiği, Kent halkı ve turistlerin buluşma noktası olan Leipzig Markt'da (eski pazar) gezinti. Ardından dünyanın en eski kahve evi olan Zum Arabischen Coffee-Baum yani Kahve Ağacında bir kahve molası. Burası günümüzde bir kahvehane olmanın ötesinde ilginç bir müze de olup bir zamanlar aralarında Schumann, Goethe ve Liszt gibi tanınmış kişilerinde olduğu ünlülerin uğrak yeri olmuş. Ardından, iyi bir Gotik mimari örneği olup, Martin Luher'in 1539 da vaaz verdiği St. Thomas Kilisesi gezisi: 1212 yılında kurulan kilisenin erkek çocuk korosu Thomanerchor günümüze kadar önemini sürdürmüş. Johann Sebastian Bach 1723 yılından ölümüne dek bu kilisede koro şefliği yapmış. Ünlü bestecinin lahiti bu kilisede bulunuyor. Kilisenin karşısında bulunan Sebastian Bach’ın bir zamanlar yaşadığı ev olan Bosehaus, günümüzde bestecinin hayatına adanmış bir müzeye dönüşmüş: Bu müzede sanatçının kullandığı eşyalar ve müzik aletlerini görüp, eserlerini dinleyebilirsiniz. Müze gezisinden sonra, şehrin tanınmış pasajı Mädler Passage' da bulunan ve 1525 yılından beri hizmet veren, Almanya'nın en meşhur restoranlarından Auerbachs Keller'de, Sakson mutfağını tadacağınız son öğle yemeği. Yemekten sonra şehirde yürüyüşe devam: Yol üzerinde bulunan ve yine Gotik mimarinin hakim olduğu St. Nicholas Kilisesi halkın Komünist rejime karşı örgütlendiği en önemli yerlerin başında gelmekte. Yürüyüşün sonunda göreceğiniz Augustusplatz Meydanı Napolyon’un, 1813’te Avrupa devletlerinin oluşturduğu ittifaka karşı yenildiği yer olarak tanınır. Meydanın çevresinde Opera Binası'nı, eski Doğu Alman rejiminin inşa etmiş olduğu tek konser salonu olan Gewandhaus Concert Hall'i, Concert Hall’ın önünde yer alan 1886’da yapılmış Mendebrunnen Çeşmesi'ni ve 1409 senesinde I. Frederick tarafından kurulan ve Leibniz, Goethe, Nietzsche, Wagner ve Angela Merkel'in eğitim gördüğü Leipzig Üniversitesi'ni görebilirsiniz. Ardından havaalanına transfer ve Türk Hava Yollarının saat 17:40 da ki uçuşuyla, 21:35 de İstanbul’a dönüş.
Bu turun farklı tarihlerde, farklı otelleri var. Turun otellerini görebilmeniz için bir tarih seçiniz.
16.05.2018
19.09.2018
25.10.2018
Rezervasyon Şartları:
Talebiniz üzerine tura kaydınız opsiyonlu olarak 7 gün tutulur. Bu süre sona ermeden toplam tur bedelinin % 25 ini kapsayan ön ödemeyi yaptığınız takdirde rezervasyonunuz kesinlik kazanacaktır. Opsiyon süresi sonunda ön ödeme yapılmadığı takdirde talebiniz otomatik olarak iptal edilecektir. Bakiye, yurtiçi gezilerde seyahatin başlamasından 30 gün öncesine kadar, yurtdışı gezilerde seyahatin başlamasından 45 gün öncesine kadar tamamlanmalıdır. Ödemelerin belirtilen süre içinde yapılmaması durumunda rezervasyon iptal olmuş sayılır.
Ücrete dahil olan hizmetlerimiz
  • İstanbul/Berlin ve Leipzig/İstanbul uçak biletleri (ekonomi sınıfı);
  • 1. günden 4. güne kadar 4 akşam yemeği;
  • 1. günden 5. güne kadar 5 öğlen yemeği;
  • Programda belirtilen veya benzeri otellerde konaklama;
  • Elbe Nehri’nde tekne ile gece turu;
  • Programdaki geziler, müze ve ören yerleri girişleri;
  • Tüm bahşişler ( Tur Lideri Bahşişi hariç* ) ;
  • Rehberlik hizmetleri;
  • Seyahat güvence sigorta paketi*;
  • Havaalanı vergileri.
Ücrete dahil olmayan hizmetlerimiz
  • Programda belirtilmeyen geziler;
  • Tur lideri bahşişi**;
  • Her türlü kişisel harcama;
  • Vize ücretleri.


* Dünyanın Renkleri özel seyahat sigortası paketi yaş limiti olmaksızın tüm seyahat ücretlerine dahil olup, Dünyanın Renkleri Seyahatleri'ne katılan bütün yolcuları kapsar. İlk ödemeyi yaptığınız anda size verilen poliçenin : Mesleki Sorumluk bölümü ödenen ücretin % 100 'ünü, Zorunlu Nedenlerle Seyahat İptali bölümü ise ödenen ücretin %90'ını teminat altına almaktadır.





* Turlarımızda, sizin takdirinize bağlı olduğunu düşündüğümüzden dolayı ücrete dahil etmediğimiz Tur Lideri bahşişi için , bu turda kişi başına 25 $ düşünmek gerekir.



Bu seyahatte ilk kati kayıt yaptıran 3 kişi, tek kişilik oda için ücret farkı ödemez.

Vize

Almanya için Schengen vizesi ve pasaportunuzun en az 6 ay geçerli olması gerekmektedir.

ÖNEMLİ DUYURU:
Seyahate katılacak gezginlerin pasaportlarında (yeşil pasaportlar dahil) gidecekleri her ülke için, en az ve karşılıklı iki boş sayfaları olması gerekmektedir. Bazı ülkelerde karşılıklı iki sayfanın boş olmaması sorun yaratabilmektedir.