AVRUPA KÜLTÜR TURLARI
Çatalhöyük'ten Mersin'e

Anadolu'nun en eski ve en önemli yerleşimlerinin başında gelen Çatalhöyük'den, Romalılar'ın geçiş yollarını ve ticareti kontrol etmek için garnizonlarını yerleştirdikleri sarp dağların doruklarındaki yerleşimlere, ilk Hıritiyanların gizlenerek ibadet ettikleri gizli mağaralardan, Selçuklu Beylikler Dönemi'nin ihtişamlı yapılarına uzanan uzun bir tarihe yolculuğu, kısa bir seyahate sığdıran ve kimsenin kolay kolay yolunun geçmediği yöreleri keşfedeceğiniz çok farklı bir gezi programı. Konya Ovası'nın güneşte parıldayan sarı tonlarından, Akdeniz'in türkuvaz çeşitlemelerine doğru ard arda yerleşmiş, güzellikleri karşısında sizleri büyüleyecek antik kalıntılar dizgesi...
TURUN ÖZELLİKLERİ
- İstanbul'dan uçakla Konya'ya gidiş ve Çukurova' dan dönüş.
- Bozulmamış tarihi dokularıyla Klistra ve Manazan'ın keşfi.
- Az tanınan Alahan, Uzuncaburç, Olba ve Paslı gezileri.
- Mersin'de yeni ziyarete açılan iki müze ve Soli-Pompeiopolis Antik Kenti gezileri.
- Karaman, Kızkalesi ve Mersin'de üç gece konaklama.
- Yöresel mutfakların zenginliklerini tadacağınız menü seçimi.
02 Nisan 2026 Perşembe İstanbul - Konya - Çatalhöyük - Kilistra (Gökyurt) - Manazan - Karaman

03 Nisan 2026 Cuma Alahan Manastırı - Uzuncaburç - Olba - Paslı - Kızkalesi
Sabah kahvatının ardından Mut'a doğru hareket. Mut'ta kısa bir molanın ardından Alahan Manastrı'na doğru yola devam. Evliya Çelebi'nin "Ustasının elinden yeni çıkmış gibi duruyor" diye anlattığı Alahan Manastırı, Geçimli köyü civarında, 1300 m yükseklikte ve Göksu Vadisine bakan dik bir yamaca inşa edilmiş. 440-442 yıllarında yapılmış olduğu tahmin edilen Alahan Manastır'ı, Kiliseler, Manastır binası ve kayalara oyulmuş keşiş odacıkları ile mezarlarından oluşur. Kilise binaları, Ayasofya ile ortak mimari özellikler taşır ve zengin taş oymacılığının görüldüğü süslemelerle bezenmiştir. Ancak, bu muhteşem manastır kompleksinin özellikle konumu ve hakim olduğu manzaralar nefes keser. Gezinin ardından Mut'ta öğle yemeği ve Uzuncaburç'a doğru yola devam. Şaşırtıcı bir şekilde, hala dimdik ayakta duran sütunlarıyla Uzuncaburç, yakınındaki OlbaTerritoriumu'nun ibadet alanı olarak inşa edilmiş ve 72 yılında, Vespesianus zamanında Olba'dan ayrılarak Diokaesareia (Tanrı-İmparator Kenti) adıyla özerk, kendi adına para basan kent durumuna gelmiştir. Günümüzde, özellikle sütunlu caddeleri görmeye değer. Geziden sonra, Helenistik Dönem'de önemli bir ticaret merkezi olan Olba'ya doğru yola devam. Bu şehir, ticaretin yanı sıra, önemli bir dini merkedir ve Hıristiyanlık Dönemi'nde de bu durumunun devam ettiğini dinsel mimari kalıntılardan anlamak mümkün: Olba Akropolisi'nin batısında bulunan büyük kilise ve bir çok küçük kilise kalıntıları ile vadide ki manastır kalıntıları bunun örnekleridir. Roma dönemi Çeşme kalıntısı ile vadide ki 150 m. uzunluğunda, 25 m. yüksekliğindeki iki katlı Su Kemeri ile Gözetleme Kuleleri, şehrin bu dönemdeki ihtişamını gösterir. Olba gezisinin ardından, Kız Kalesi'ne doğru yola devam ederken, Olba Territoriumu'ndaki Hellenistik Dönem savunma ve yerleşim sisteminin bir parçası olduğu tahmin edilen Paslı'yı gezmek üzere bir mola. Buradaki arkeolojik kalıntılar yerleşimin Hellenistik Dönem'den Bizans Dönemi'ne kadar devam ettiğini gösterir. Bölgede çok sayıda bulunan bu tip yerleşimler, kurulu oldukları akropol konumları, antik yol rotaları üzerinde olmaları, surlarla çevrili olmaları ve kulelere sahip olmaları gibi ortak özellikler taşırlar ve bu da savunma amaçlı yerleşimler olduğunu kanıtlar. Buradaki en ilginç yapı, şüphesiz halk arasında "Korkusuz Satrap Mezarı" olarak anılan Roma Dönemi Anıt Mezarı'dır. Burada ki Nekropol'de çok farklı mezar kalıntıları bulunsa da, bu denli devasa bir Tapınak-Mezar tekdir. Paslı'yı keşfettikten sonra Kızkalesi'nde ki otelimize yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme Klikya otelde.04 Nisan 2026 Cumartesi Narlı Kuyu - Kanlıdivane - Cennet Cehennem - Ayatekla
Sabah, kahveltıdan sonra, Narlı Kuyu yakınlarında bulunan Cennet Cehennem Mağaraları'na hareket. Aralarında 80 mt. Mesafe olan bu iki obruk, bir yeraltı deresinin yolaçtığı erozyonla oluşmuşlar. Bu iki obruğu görünce, neden cennet ve cehennem diye adlandırıldıklarını anlamak zor değil: Zira Cennet Obruğu'nun ağız kısmı daha geniş, içi aydınlık ve daha derin, Cehennem'in ise daha dar, karalık ve daha az derindir. Cennet Çöküntüsü'nün dibinde bir de mağara bulunmakta. Bu mağaranın girişinde ise 5.yüzyıldan kalma, Meryem Ana'ya ithaf edilmiş bir kilise kalıntısı görülebilir. Bu ilginç tabiyat oluşumlarını gezip gördükten sonra, Ortaçağ'da adı Porto Calamie olan ve Antik Çağ'dan Hristiyanlık Dönemi'ne kadar Cennet Cehennem Obrukları'na ibadete gelenler için bir liman görevi gören Narlı Kuyu'ya doğru yola devam. Burası günümüzde, sıra sıra balıkçı lokantalarıyla dolu şirin bir koydur. Roma Dönemi'nde, burada bulunan hamamdan kalan, meşhur "Üç Güzeller Mozaiği" buradaki küçük müzede sergilenmekte. Bu Koyda ki deniz suyunun soğukca ve parlak bir turkuaz renginde olmasının nedeni Cennet Obruğu'nun en dibinde sesi duyulan nehrin suyunun burada denize karışmasındandır. Mozikleri görüp, Koy'da bir çay molası verdikten sonra otele dönüş ve akşam üstü saat 16.30 a kadar otelde öğle yemeğini alıp plajdan faylanabileceğiniz serbest zaman. Akşam üstü, 19.yüzyıl ortalarında Fransız gezgin Victor Langlois tarafından keşfedilen Kanlıdivane gezisi için hareket. Antik Kent, yörede ilk Semavi Eyice tarafından yapılan kazılarla, 1970 li yıllarda ortaya çıkmış. Kent, doğal bir çökük olan 30 metre derinliğindeki geniş bir obruk etrafında kurulmuş. Semavi Eyice'ye göre Kanlıdivane isminin kökeni hakkında iki ihtimal vardır. İlk ihtimal isimdeki "kanlı" kısmının kentin antik ismi olan Kanitellis'ten ya da obruğun içinde yağmur sularıyla toprak rengine bulanan kabartmaların kırmızıya çalan renginden, "divane" kısmının ise burada dağınık olarak yaşayan Türkmen topluluklarının zaman zaman divan adı verdikleri toplantılarından gelebileceğidir. İkinci ihtimal ise Roma döneminde suçluların obruğa atılıp vahşi hayvanlara yem edildiği için kente Kanlıdivane denildiğidir. MS 4. yüzyılda en parlak dönemini yaşayan kentin, geç antik dönemde önemli bir zeytinyağı üretimi merkezi olduğunu gösteren buluntular mevcuttur. Harabeleri gezdikten sonra Mersin'e gitmek üzere hareket. Varışta Divan Otele yerleşme. Akşam yemeği şehirde yerel lezzetleri tadacağınız bir restoranda, geceleme otelde.05 Nisan 2026 Pazar Mersin - Soli-Pompeiopolis Antik Kenti - Tarsus - İstanbul
Sabah, kahvaltıdan sonra, son yıllarda sistemli kazı çalışmalarının başlatıldığı Soli-Pompeiopolis Antik Kenti gezisi. Kilikia Bölgesi'nin Batı sınırında yer alan Soli-Pompeiopolis Antik Kenti, MÖ 1. binyıl başlarında, Doğu Akdeniz ticaretinde önemli rolü olan bir liman kentidir. Günümüzde gerek sütunlu caddesi, gerekse gözle görülebilen ender ören yerlerinden birisi olan antik döneme ait liman kalıntısı ile Soli ilginç bir ören yeridir. Ardından Arkeoloji Müzesi gezisi: Çok yeni ziyarete açılan müzede Soli-Pompeipolis Antik Kenti ve Erdemli İlçesi'ndeki M.Ö. 4'ncü yüzyıldan günümüze kadar yerleşim gören ve Antik Dönem'de zeytinyağı ticareti ile ünlenen Elaiussa-Sebaste Antik Kenti'nin arkeolojik zenginlikleri ile Yumuktepe Höyüğü'nün yakınında bulunan Huğ Evi'nin replikasını görebilirsiniz. En son olarak da, Mayıs 2019 da ziyarete açılan Deniz Müzesi'nde tarihi kayıklar ve ahşap, taş eserleri gördükten sonra şehir merkezinde serbest zaman ve öğle yemeği. Yemekten sonra Çukurova Havalimanı'na hareket. Yolda zamanın müsaitliğine göre, tarihi ve coğrafyası ile Neolitik dönemden beri çeşitli kültürlerin kaynaşma noktası olan ve Antik Kilikia'da stratejik bir öneme sahip Tarsus'da kısa bir mola.
Karaman: Grand Hotel Karaman 4 *
Tripadvisor'a Git



Mersin: Kilikya Otel - Kız Kalesi 4 *
Tripadvisor'a Git



Mersin: Divan Mersin 5 *
Tripadvisor'a Git



Rezervasyon Şartları:
Yurt içi seyahat talebiniz opsiyonlu olarak 7 gün tutulacak, tur ücretinin % 25 ini ve uçak biletlerini (uçak talep ettiğiniz takdirde) ödediğinizde seyahat rezervasyonunuz kesinlik kazanacaktır.İlerleyen tarihlerde uçak bilet fiyatları değişiklik gösterebilir ve bu seyahat paketi fiyatına yansıyabilir. Bu nedenle tur ve uçak bileti rezervasyonunuzu öncelikle yaptırmanız size avantaj sağlayacaktır.
Ücrete dahil olan hizmetlerimiz
- Belirtilen otellerde oda+kahvaltı konaklama;
- 3 akşam yemeği ve 4 öğle yemeği;
- Konforlu özel tur otobüsüyle seyahat;
- Rehberlik hizmetleri.
- Tüm bahşişler ( Tur Rehberi Bahşişi hariç* ) ;
- Seyahat sigorta paketi.
Ücrete dahil olmayan hizmetlerimiz
- Konya'ya varış ve Çukurova'dan dönüş uçak biletleri;
- Programda belirtilmeyen geziler;
- Ören yerleri girişi için müze kart;
- Her türlü kişisel harcama.
* Dünyanın Renkleri Turizm özel seyahat sigorta paketi tüm seyahat ücretlerine dahil olup, ilk ödemeyi yaptığınız anda size verilen poliçe, Dünyanın Renkleri Seyahatleri'ne katılan yolcuların tamamını kapsar. Poliçenin: